KURUMSAL
- TÜM BAĞIŞLAR SAYFASI
- KURBAN FAALİYETLERİ
- ONLİNE SADAKA VER
- EĞİTİM FAALİYETLERİ
- RAMAZAN FAALİYETLERİ
- KIÅž YARDIMLARI
- AFRİKA EKMEK YARDIMI
- AFRİKA SU KUYUSU
- ARAKAN KAMPLARI SUKUYUSU
- AFRİKA YEMEK YARDIMI
- MARKET KARTI YARDIMI
- AFRİKA ÇOCUK SEVİNDİRME
- ÇOCUKLAR MUTLU OLSUN
- AFRİKA SÜT KEÇİSİ
- PROJELER
- FAALİYETLERİMİZ
Promosyon caiz mi? Bağış yapılabilir mi ?
Emlak Konut Yeni Yuvam Modeli” nedir?
Gayrimenkul Sertifikası" uygulaması nedir?
Emlak Katılım Tasarruf Finansman sistemi nedir?
Yüzyılın Konut Projesi 500 bin sosyal konut projesinin detayları belli oldu
Sosyal Konut Projesi'nde Sıkca sorulan sorular ve cevapları
500 bin sosyal konut caiz mi?
Yüzyılın konut projesi 500 bin sosyal konut projesine baÅŸvurmak ve ev sahibi olmak caizmi. Diyanetin fetvasina göre TOKİ'nin yaptığı sosyal konutlara baÅŸvuru ve ev satın alma genel olarak caiz hükmünde Genel itibariyle görüÅŸler birbirine yakın ve baÅŸvurmak ev sahibi olmanın dinen bir sakıncası yok caiz
BaÅŸvurular Ziraat, Halkbank ve Emlak Katılım Bankaları üzerinden ve e-Devlet aracılığı ile yapılacak. BaÅŸvurular 10 Kasım-19 Aralık 2025 toplanacak. Hak sahibi belirleme kuralarının çekimi 29 Aralık 2025-27 Åžubat 2026 arasında yapılacak. Konutlar Mart 2027 itibarıyla teslim edilmeye baÅŸlayacak.
Bu kapsamda baÅŸvuruların ilk günü 10 Kasım'da, TCKN'nin son rakamı "0" olan vatandaÅŸlar baÅŸvuru yapabilecek. 11 Kasım'da son rakamı "2", 12 Kasım'da "4", 13 Kasım'da "6", 14 Kasım'da "8" olan vatandaÅŸların baÅŸvuruları alınacak.
E-devlet BaÅŸvuru yapmak için tıklayınız https://www.turkiye.gov.tr/toki-konut-is-yeri-basvurusu
ŞURA FIKIH KURULU FATİH KALENDER HOCA
Åžûrâ Fıkıh Kurulu’nun Fatih Kalender hocanın sözleÅŸmedeki bazı sakıncalı maddeler nedeniyle fetva vermediÄŸi 500 bin sosyal konut projesi, yetkililerin hasas davranarak bizzat fatih hocayı arayıp bilgi alması ve sorunlu maddelerde gerekli düzeltmeler yapmasından sonra cazi fetvası verildi.14.11.2025
Diyanetin 05.11.2025 son fetvası
soru: Son açıklanan yüzyılın konut projesi 500bin sosyal konut projesi caiz mi Bu kampanyaya katılıp ev alınabilir mi
İslam'da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. Bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz deÄŸildir. İş kurmak veya geniÅŸletmek, ev, araba satın almak üzere kiÅŸi, kuruluÅŸ veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz deÄŸildir.
TOKİ aracılığıyla ev, iÅŸyeri veya arsa satın almaya gelince; Toplu Konut İdaresi (TOKİ), isteyen kiÅŸilere bu tür gayrimenkulleri peÅŸin veya taksitle satmaktadır. Taksitli satışlarda belli oranda peÅŸinat alınmakta, geriye kalan ise vadeli olarak tahsil edilmektedir. Kalan borç, bir önceki altı aylık memur maaÅŸ artış oranı esas alınarak güncellenmektedir.
GörüldüÄŸü üzere söz konusu satım akdinde, gayrimenkulün fiyatı ve sözleÅŸmenin vadesi baÅŸlangıç itibarıyla bellidir. Vade sonunda toplam bedelin ne kadar olacağı ile ilgili ortaya çıkan belirsizlik ise meydana gelen enflasyon farkının telafisi için altı aylık memur maaÅŸ artış oranı esas alınarak yapılan güncelleme ile tarafları anlaÅŸmazlığa götürmeyecek ÅŸekilde giderilmektedir. Dolayısıyla söz konusu belirsizlik akdin sıhhatine engel deÄŸildir.
Öte yandan faiz, akitlerde ÅŸart koÅŸulmuÅŸ karşılıksız fazlalığın adıdır. Hâlbuki söz konusu sözleÅŸmedeki fiyat güncellemesi, enflasyon sebebiyle parada oluÅŸan deÄŸer kaybının karşılığı olduÄŸundan faiz kapsamında deÄŸerlendirilmez.
Buna göre faizli kredi kullanılmaksızın yalnızca satış sözleÅŸmesi çerçevesinde Toplu Konut İdaresi’nden (TOKİ) gayrimenkul satın alınabilir. TOKİ veya benzeri kurumlardan gayrimenkul alımında peÅŸinatı karşılamak veya vadeli borcu kapatmak amacıyla faizli kredi kullanmak ise caiz deÄŸildir.
DiÄŸer görüÅŸler
1. GÖRÜÅž_______________________________________________________________________________________________
_________________________________________________________________________________________________________
TOKİ’NİN “500 BİN SOSYAL KONUT” PROJESİ HAKKINDA
#İsmailaÄŸadanAçıklama
KARAR METNİ
TOKİ; “500 Bin Sosyal Konut” projesine baÅŸvurmak ve ihtiyaca baÄŸlı olarak kura ile hak sahipliÄŸi oluÅŸan evi satın almak caizdir. Bu noktada yeniden deÄŸerleme oranı ile borcun güncelleneceÄŸi bir akdin meÅŸruiyetinde toplumun ihtiyacı temel esas kabul edilmiÅŸtir. Ülkemizdeki mesken ihtiyacının mevhum bir durum deÄŸil bilakis kesin bir hakikat olduÄŸu açıktır. İslam fıkhında tahakkuk etmiÅŸ hacet, naslara açıkça muhalif olmayan hususlarda kolaylaÅŸtırmayı gerektirir.
GEREKÇELİ İZAH
İslam fıkhında akitlerin vazedilmesindeki temel maksat ictimai hayatta nizamı tesis etmek ve olası bütün niza’ları daha oluÅŸmadan kesmektir. (Sığnâkî, en-Nihaye, c.13, s.230) O halde toplum düzeninin muhafazasını temin edecek ve halka fayda saÄŸlayacak hususlarda Müslümanları gözetmemek, bu hikmetin tersine hareket etmek olur. “Fıkıh hayattır” ilkesi gereÄŸince fıkhı, uygulanamaz kurallar bütünü olarak algılamak, fıkhın tabiatına aykırıdır.
İçinde bulunduÄŸumuz çağın deÄŸerlerine göre düzenlenen piyasa ÅŸartlarının, Müslümanları zaman zaman sıkıntıya soktuÄŸu izahtan varestedir. AlışveriÅŸ, icare, ipotek vesair akitlerin yanında ekonominin dünya düzeyinde faize baÄŸlı kılınması ve banka sisteminin esas alınması İslam fıkhının yer yer uygulanmasına mâni olmaktadır. Böyle durumlarda “zaruret ve ihtiyaç” fıkhını tatbik etmek kaçınılmaz hale gelmektedir.
Devletin vatandaşına yönelik konut meselesini çözmeye çalışması da vatandaşın kiradan kurtularak başını sokacak bir eve sahip olması da ÅŸer’an itibar edilmesi gereken ihtiyaçlardır. TOKİ uygulamasında, yerli paranın korunması adına altın ve döviz unsurları yerine TL’nin tercih edilmesi, devlet için gözetilmesi gereken bir maslahat olduÄŸu gibi halkın da faydasınadır. Bununla beraber TOKİ’nin, devlet kurumu olması ve mali varlıklarının devlet hazinesinin bir parçasını temsil etmesi haysiyetiyle yararı ve zararı kamuya râcîdir. Buradaki zarar, yıllar içerisinde TOKİ’nin alacak tutarında oluÅŸacak olan deÄŸer kaybıdır. Bu noktada TOKİ, toplam tutarı ve aylık taksit sayısını ortaya koyarak (semeni ve vadeyi belirledikten) sonra ilerleyen yılların taksitleri için yeni bir takvim / deÄŸerleme yapacağını belirterek zararın bir kısmını karşılamayı hedeflemektedir.
TOKİ’nin, katılımcıların ihtiyaç sahibi olmasını ÅŸart koÅŸması ve hak sahiplerini kura ile belirlemesi, ticari bir gaye güdülmediÄŸini açıkça ortaya koymaktadır.
Müslümanları, halkın maslahatı için düzenlenen bu emsal fırsatlardan yararlandırmamak, onları, hassasiyetlerini ranta dönüÅŸtüren yapılara mecbur bırakmak olacaktır. Bu tür bir hüküm; “Tâ ki o, içinizden zenginler arasında elden ele dolaÅŸan (ve onların gücüne güç katan) bir ÅŸey olmasın.” âyet-i kerimesindeki hikmete aykırı olur.
İslam fıkhında semenin belirsizliÄŸi akdi ifsat edici bir unsur olarak kabul edilmiÅŸtir. Buna raÄŸmen “hıyar-ı kemmiyye”, “subret-i taam”, “bey bi'l isticrar”, “rahs-gala” ve benzeri meselelerde fakihler, gerek örfe gerek hacete binaen bu akitlerdeki meçhuliyeti hükmen malum saymışlardır. Mezkûr hükümler, bu tür ihtiyaçlara mebni birtakım ruhsatlara altyapı oluÅŸtururlar. Bu tür akitlerde tashihe ve tecvize mâni olacak en temel ilke; neticesinin “Makasıd-ı Åžeri’a”ya aykırı oluÅŸudur.
Her ne kadar TOKİ'deki fiyatlandırma, bu meseleler ile birebir aynı olmasa da hem “Zaruret-Hacet” ilkesinin tahakkuku hem de “Makasıd-ı Åžeri’a”ya açıkça aykırı bir durumun söz konusu olmaması hasebiyle tecvizine mâni bir durum görülmemektedir.
Netice olarak: BaÅŸvuru ÅŸartlarına sahip olan ihtiyaç sahiplerinin, yalan beyanda bulunmadan TOKİ’den konut satın almaları heyetimiz tarafından hacet ilkesi çerçevesinde caiz görülmüÅŸtür.
En doÄŸrusunu Allah Azze ve Celle bilir.
İSMAİLAĞA FETVA HEYETİ
Karar tarihi: 28.10.2025
Karar numarası: 0152
2. GÖRÜÅž_______________________________________________________________________________________________
________________________________________________________________________________________________________
TOKİ 500 bin konut projesinden ev almak caiz mi?
DeÄŸerli kardeÅŸimiz,
Evet caizdir, alınabilir.
Devlet, peÅŸin olarak ev alabilecek maddi imkânlara sahip olmayan kiÅŸilere kolaylık olsun diye ev yapıp taksitle satmaktadır. Devlet bu kimselerden belli oranda peÅŸinat alıyor, geriye kalanını ise önceden belirlediÄŸi bir zamana yayıyor.
Bu arada alacağı paranın deÄŸerinde enflasyon sebebiyle bir düÅŸüÅŸ söz konusu olursa, onu da alacağı paraya ilave ediyor. Åžayet paranın deÄŸerinde bir düÅŸüÅŸ olmazsa, önceden belirlenen taksitin dışında fazla para almıyor.
Bu uygulamanın faizle bir ilgisi yoktur. Burada yapılan ilave, yalnızca enflasyon sebebiyle oluşan kayıptır. Faiz ise, akitlerde şart koşulmuş bulunan karşılıksız fazlalığın adıdır. Kaynak: sorularlaislamiyet
3. GÖRÜÅž_______________________________________________________________________________________________
________________________________________________________________________________________________________
Yeni açıklanan 500 bin konut projesinden konut almak caiz midir?
TOKİ tarafından yeni açıklanan 500 bin konut projesinden konut almak, İslam fıkhı açısından tartışmalı bir konudur ve bu tartışma, “satın alınacak malın toplam fiyatının baÅŸtan belli olma zorunluluÄŸu” ilkesi etrafında yoÄŸunlaÅŸmaktadır. ​Bu konuda İslami ilim çevrelerinde ve fetva kurullarında iki temel görüÅŸ bulunmaktadır. Yeni açıklanan 500 bin konut projesi, önceki projelerle benzer bir satış modeli (uzun vade ve memur maaÅŸ zammına endeksli artış) içeriyorsa, bu görüÅŸler geçerliliÄŸini korur.
​İslam Fıkhı Açısından DeÄŸerlendirme
​1. Caiz Olmadığını Söyleyen GörüÅŸ: (Fiyat BelirsizliÄŸi Prensibi)
​Bu görüÅŸ, fıkıhın temel bir kuralına dayanır: Bir satış akdinin (sözleÅŸmesinin) geçerli olabilmesi için, satın alınan mal (mebî) ve bedeli (semen) her ikisinin de akit sırasında açıkça ve kesin olarak belli olması gerekir. Bu belirsizliÄŸe fıkıhta “cehalet-i fahiÅŸe” (büyük belirsizlik) denir ve bu tür bir belirsizlik akdi fâsit (geçersiz) kılar.
​Delil ve Gerekçe:
​Fiyatın Kesin Olmaması (Cehalet-i FahiÅŸe): TOKİ’nin uzun vadeli taksitli satışlarında, taksitlerin belirli dönemlerde (genellikle 6 ayda bir) memur maaÅŸ zammı oranında artırılacağı ÅŸartı konulmaktadır. Bu durumda, alıcının borcunun toplam tutarı en baÅŸta kesin olarak belli deÄŸildir. Alıcı, borcun bitiminde toplamda ne kadar ödeme yapacağını bilmemektedir. Peygamber’imiz (s.a.s.) cahiliye döneminde ihtilafa yol açacak belirsizlik içeren satışları yasaklaması, bu görüÅŸün dayanağıdır. (Tirmizî, Büyû’, 17; Müslim, Büyû’, 4) Bu görüÅŸe göre, toplam borç miktarındaki bu belirsizlik, akdin sıhhatine (geçerliliÄŸine) engeldir ve bu yolla konut almak caiz deÄŸildir.
​2. Caiz OlduÄŸunu Söyleyen GörüÅŸ: (Zaruret ve Hafif Belirsizlik Prensibi)
​Bu görüÅŸ, fıkhi kuralların modern hayattaki zaruretler ve cehaletin (belirsizliÄŸin) boyutu açısından esneklik gösterebileceÄŸini savunur.
​Delil ve Gerekçe:
​Hafif Belirsizlik (Cehalet-i Yesîra): Bu görüÅŸe göre, TOKİ’deki belirsizlik, taraflar arasında büyük bir çekiÅŸmeye yol açmayacak seviyede “cehalet-i yesîra” (hafif belirsizlik) sayılabilir. Çünkü artış oranı (memur maaÅŸ zammı) genel ve önceden bilinen bir ölçüte baÄŸlıdır ve bir tahmin yapmak mümkündür. Hanefî fıkhında, çekiÅŸmeye yol açmayacak basit belirsizlikler akdin sıhhatini zedelemez.
​İhtiyaç ve Zaruret (Maslahat): Faizsiz konut ediniminde zorluk çeken, düÅŸük gelirli vatandaÅŸların temel barınma ihtiyacını karşılamak için devlet tarafından sunulan bu imkanın, toplumun “maslahat-ı âmmesi” (genel yararı) gereÄŸi deÄŸerlendirilebileceÄŸi ileri sürülür.
​Faiz Olmaması: Bu satış modelinde, artışın paranın deÄŸer kaybını (enflasyonu) telafi etme amaçlı olduÄŸu ve bu nedenle klasik “riba” (faiz) tanımına girmediÄŸi belirtilir. Faiz (riba), akitte karşılıksız ve ÅŸartsız fazlalık ÅŸart koÅŸulmasıdır. Oysa bu artış, paranın alım gücünü korumayı amaçlar. Bu görüÅŸe göre, faiz unsuru içermeyen ve konut edinme zaruretine dayanan bu tür bir satış akdi, caizdir.
​Nihai Tavsiye
​İslam fıkhında, bir konuda ilim ehli arasında ihtilaf (görüÅŸ ayrılığı) olduÄŸunda, kiÅŸi güvenilir bulduÄŸu müctehid veya fıkıh aliminin görüÅŸüyle amel edebilir. Ancak, ihtilaflı konularda takva (Allah korkusu ve ÅŸüpheliden kaçınma) açısından en saÄŸlam yol, ÅŸüpheden uzak durmaktır. ​​Ancak, barınma ihtiyacı zorunluluk (zaruret) derecesinde ise ve faizsiz/kira öder gibi ev sahibi olma imkanı sadece bu projeyle saÄŸlanıyorsa, “cehalet-i yesîra” prensibi veya “ihtiyaç ve zaruret” gerekçeleriyle hareket eden alimlerin görüÅŸlerine uyarak projeye katılmakta sakınca görmeyenler de bulunmaktadır.
Kaynak:İsmail Hakkı Yelkenci
4. GÖRÜÅž_______________________________________________________________________________________________
________________________________________________________________________________________________________
TOKİ'nin 500 bin sosyal konut projesinden ev almak caiz mi?
24 Ekim 2025 tarihinde 81 ili kapsayan “Yüzyılın Konut Projesi” baÅŸlığıyla bir TOKİ sosyal konut projesi duyuruldu. Proje kapsamında 500 bin sosyal konut projesi inÅŸa edilecek. TOKİ'nin ilan ettiÄŸi bu 500 bin sosyal konut projesinden ev almakta fıkhi açıdan bir mahzur var mıdır?
TOKİ tarafından gerçekleÅŸtirilen projelere dair daha önce ikisi internette yayınlanan, biri de “Günümüz Fıkıh Problemleri” adlı eserimde yayınlanan üç yazım bulunuyor. TOKİ’nin son projesine iliÅŸkin de fıkhî sorular gündeme gelince bu projeye dair kısa bir deÄŸerlendirme yapmayı uygun gördüm.
Projenin fıkhî hükme doÄŸrudan etkisi olmayan teknik ayrıntılarını bir kenara bırakırsak fıkhî deÄŸerlendirmeye konu edinebileceÄŸimiz en önemli meseleleri arasında ÅŸu hususlar yer almaktadır:
1. Akdin fıkhî niteliÄŸi
2. Proje konusu dairelerin satış bedelinin baÅŸlangıçta belli olmaması.
3. Proje konusu konutların hak sahipliklerinin kura yoluyla belirlenmesi.
4. Anahtar teslim tarihinde ödenecek KDV tutarının baÅŸtan belli olmaması.
5. BaÅŸvuru iÅŸlemlerine ve ödemelere biri katılım ikisi de konvansiyonel (faizli) bankaların aracılık etmesi gibi hususları eklemek de mümkündür.
1. Akdin Fıkhî NiteliÄŸi
TOKİ’nin sosyal konut projesi baÄŸlamında yapacağı evler, halihazırda mevcut olmayıp ileride yapılarak teslim edilecektir. BilindiÄŸi üzere fıkıhta yerleÅŸik genel kurala göre mevcut olmayan ÅŸeyin (ma‛dûm) satımı bâtıl olmakla birlikte bunun bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu kapsamda genel kuraldan istisna edilen iki akit türü önce çıkar ki bunlar da selem ve ıstısna‛ akitleridir. Selem, paranın peÅŸin ödenerek bir malın sipariÅŸ edilmesidir. Istısna‛ ise kelime kökünden de anlaşıldığı üzere üzerinde san‛at/iÅŸçilik/üretim uygulanacak bir malın satımıdır. Bir akdin selem mi yoksa ıstısna‛ akdi mi kabul edileceÄŸine iliÅŸkin kriter akdin konusu olan malın üretime konu olan mal olup olmaması, akit esnasında bedelin peÅŸin ödenip ödenmemesi, söz konusu mal üzerinde selem veya ıstısna‛ tarzında akdin uygulanışı konusunda örfün bulunup bulunmamasına göre deÄŸiÅŸir.
Selem akdinde bedelin tamamının akit meclisinde baÅŸtan peÅŸin olarak ödenmesi gerektiÄŸinden müteahhid tarafından ileride teslimi üstlenilen projeler (bina, daire vb.) bu akit türlerinden ıstısna‛ akdi kapsamında yer alır. Çünkü gerek TOKİ projesinde gerekse bu tarz diÄŸer projelerde daire satın alanlara, bedelin baÅŸlangıçta peÅŸin ödenmesi ÅŸartı koÅŸulmamaktadır.
2. Proje konusu dairelerin satış bedelinin baÅŸlangıçta belli olmaması.
Bedelli akitlerde akdin sıhhat ÅŸartlarından birisi de bedellerin tarafları anlaÅŸmazlığa götürmeyecek ÅŸekilde belli olmasıdır. Bu ÅŸart, ıstısna akdi için de söz konusudur. Nitekim AAOIFI “Eser SözleÅŸmesi (Istısna akdi) ile ilgili standardında ÅŸöyle demektedir:
“Eser sözleÅŸmesinde, sözleÅŸme akdedilirken bedelin belirli olması ÅŸartı aranır.” (3/2/1)
“Eser bedelinin tamamının tek seferde vadeli olarak ödenmesi, belirlenmiÅŸ vadelerde ödenmek üzere belirli taksitlere baÄŸlanması veya bir kısmının baÅŸlangıçta peÅŸin avans olarak ödenip kalan kısmının üretilecek malın üretim ve teslim aÅŸamalarıyla uyumlu olarak parça parça ödenmesi caizdir. Taksitlerin, üretilecek malın tamamlanma aÅŸamalarına baÄŸlanması da caizdir. Ancak bu aÅŸamaların taraflar arasında uyuÅŸmazlığa yol açmayacak ÅŸekilde ticari teamüle göre belirlenebilir olması gerekir.” (3/2/2)
Sosyal konut projesine bu açıdan baktığımızda Sosyal konutlara iliÅŸkin açıklama metninde ÅŸöyle denilmektedir:
“Hak sahiplerine konutlar; %10 peÅŸinat ve 240 ay vade ile satılacaktır. Taksit ödemeleri, sözleÅŸme tarihini takip eden ay itibariyle baÅŸlatılacaktır. Hak sahiplerinin konutlarına ait kalan borç bakiyesi ve aylık taksitler her yılın Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez, bir önceki 6 aylık dönemdeki Memur MaaÅŸ Artış Oranı dikkate alınarak İdarece tespit edilen oranda artırılacaktır. İlk dönemsel artış sözleÅŸme imzalama tarihine göre İdarece belirlenecektir.”
Burada satım bedelinin belirsizliÄŸi meselesinin akde nasıl etki edeceÄŸi konusunda farklı görüÅŸler bulunmaktadır.
AÅŸağıda konuyla ilgili görüÅŸlere temas edip tercih ettiÄŸim görüÅŸü ortaya koyacağım.
Birinci görüÅŸ: Bu satım caiz deÄŸildir.
Vâdeli bir satımda satım bedelinin bilinir olması tüm mezheplere göre ÅŸarttır. Bu ÅŸart saÄŸlanmadığı takdirde Hanefîler dışındaki mezheplere göre akit [eÅŸ anlamlı olmak üzere] bâtıl / fâsit olarak nitelendirilir ve hiçbir hüküm ifade etmez. Hanefîlere göre ise fâsittir, bilinmezlik ortadan kaldırılmalıdır. Fasit bir akdi bilerek yapmak ise caiz deÄŸildir. Buradaki bilinmezlik "tarafları anlaÅŸmazlığa götürebilecek" bilinmezlik kapsamında yer alır. Bu ÅŸartlar altında belirtilen ÅŸekilde ev satın almak caiz deÄŸildir. Uzun vadeli ev satımının caiz olması için, vade içinde evin ne kadar olabileceÄŸi devletin önceki yıllardaki ortalama enflasyonu dikkate alınarak belirlenmeli, ev satın alacak kiÅŸiye on veya yirmi yıllık vadede toplam olarak ne ödeyeceÄŸi baÅŸtan net olarak açıklanmalıdır.
İkinci görüÅŸ: Bu satım caizdir.
Akitleri bâtıl veya fâsid kılacak olan belirsizlik [cehâlet] tarafları anlaÅŸmazlığa götürebilecek özellikte olan cehalettir. Bu raddeye varmayan belirsizlikler akdi ifsad etmez. Mesela mudarebe akdinde mudaribin kâr edip edemeyeceÄŸi, kâr ederse ne miktarda edeceÄŸi belirsizdir. Bununla birlikte kâr olması halinde bu kârın hangi oranda paylaşılacağı belirlendiÄŸinde bu belirsizlik bir ölçüde giderilip bir ölçüye baÄŸlandığı ve artık tarafları anlaÅŸmazlığa götürecek seviyenin dışına çekildiÄŸi için akit caiz olmaktadır.
Klasik dönem fıkıh kitaplarında, vadeli satımda satım bedelinin baÅŸtan belirlenmesi istenmiÅŸ, bu konudaki belirsizliÄŸin "tarafları anlaÅŸmazlığa götürebilecek" bir cehalet olduÄŸu, bu sebeple akdi fasit kılacağı belirtilmiÅŸ olmakla birlikte vadedeki belirsizliÄŸin azaltılması durumunda hükmün ne olacağı belirtilmemiÅŸtir.
Enflasyon veya memur maaÅŸ zammına endeksli ev satımlarında, vade bitiminde evin toplam maliyetinin ne olacağının belli olmaması "tarafları anlaÅŸmazlığa götürecek bir belirsizlik" olarak görülemez. Çünkü ev taksitlerinin her altı ay veya her yıl ne oranda arttırılacağı baÅŸtan sabit bir esasa [enflasyon oranı veya memur maaÅŸ zammı] baÄŸlanmıştır. Bu oranın en baÅŸtan bilinemiyor olması tarafları anlaÅŸmazlığa götürecek bir durum deÄŸildir.
Åžahsen ikinci görüÅŸü tercih ediyorum. Bunun gerekçelerini ÅŸu ÅŸekilde belirtmek mümkündür:
a) Fıkıh kitaplarındaki "tarafları anlaÅŸmazlığa götüren her belirsizlik akdi fâsit kılar" ilkesinin mutlak ve genel geçer bir ilke olmakla birlikte hangi tür belirsizliklerin bu kapsamda görülmesi gerektiÄŸi meselesi, yani ilkenin somut durumlara tek tek uygulanması çaÄŸlara, durumlara, akit tiplerine göre deÄŸiÅŸebilir.
b) Mutlak belirsizlik ile mukayyed belirsizlik aynı kapsamda görülemez. Klasik fıkıh literatüründe ortaklık mahiyetindeki akitlerin neredeyse tamamında [mudarebe, müzaraa, muÄŸarese, müsakat] mukayyed bir belirsizlik olmasına raÄŸmen akitlerin geçerli olması fukahanın da bu anlayışta olduÄŸunu göstermektedir.
Yukarıda belirtilen hüküm, meselenin yalnızca “fiyattaki belirsizlik” noktasıyla ilgilidir. Söz konusu kurumların satımlarında baÅŸka açılardan fıkhın aradığı ÅŸartlar yer almıyorsa onlar ayrıca deÄŸerlendirilir.
3) Hak sahibi olunan dairelerin kura ile belirlenmesi
Istısna‛ akdinin ÅŸartlarından birisi de sipariÅŸe konu olan malın, taraflar arasında anlaÅŸmazlığa yol açmayacak ÅŸekilde özelliklerinin ortaya konulmasıdır. Burada proje konusu dairelerin boyutları, plan ve projeleri, hangi ÅŸehirde yapıldığı belirli olmakla birlikte söz gelimi bir binanın hangi katında ve hangi cephesinde yer aldığı hususu “konut belirleme kurası” sonucu tespit edilmektedir.
İslam fıkhında hak sahibini belirlemek üzere kura yoluna baÅŸvurmak meÅŸru bir yoldur. Burada da kura öncesinde akde konu olan eser ile ilgili temel niteliklerde tarafları anlaÅŸmazlığa götürecek bir husus olmayıp tali sayılabilecek hususların belirlenmesinde kura yöntemine baÅŸvurulmaktadır. Fıkhî açıdan bunun herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır.
4) Anahtar teslim tarihinde ödenecek KDV tutarının baÅŸtan belli olmaması.
Yukarıda bu proje baÄŸlamında akde konu olan dairenin bedelindeki belirsizliÄŸin akde olumsuz bir etkisinin olmayacağı görüÅŸünü tercih ettiÄŸimizi belirtmiÅŸtik. Anahtar teslim tarihinde ödenecek KDV tutarının baÅŸtan belli olmaması için de aynı ÅŸeyi söylemek mümkündür.
5) Konvansiyonel bankaların aracılığı meselesi
TOKİ’nin sosyal konut projesine biri katılım, diÄŸer ikisi ise konvansiyonel olmak üzere üç banka aracılık etmektedir. Projeye katılımda faizli bankanın aracılık etmesinin akde doÄŸrudan doÄŸruya olumsuz bir katkısından söz edilemez. Çünkü burada söz konusu bankalar devlet bankası olup katılımcılardan bankacılık hizmetleri dışında özel bir kesinti yapmadığı gibi katılımcılarla banka arasında faizli iÅŸlemlere yönelik herhangi bir iÅŸ ve iÅŸlem de yapılmamaktadır.
SONUÇ:
Bütün bu hususlar birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde TOKİ’nin 500 bin konutluk sosyal projesine katılmanın fıkhî açıdan herhangi bir mahzurunun bulunmadığını söylemek mümkündür. Her ÅŸeyin en doÄŸrusunu elbette Allah bilir.
30.10.2025Kaynak:Prof. Dr. Soner DUMAN https://www.ticaretilmihali.com/soru/tokinin-500-bin-sosyal-konut-projesinden-ev-almak-caiz-mi

