KURUMSAL
- TÜM BAĞIŞLAR SAYFASI
- KURBAN FAALİYETLERİ
- ONLİNE SADAKA VER
- EĞİTİM FAALİYETLERİ
- RAMAZAN FAALİYETLERİ
- KIŞ YARDIMLARI
- AFRİKA EKMEK YARDIMI
- AFRİKA SU KUYUSU
- ARAKAN KAMPLARI SUKUYUSU
- AFRİKA YEMEK YARDIMI
- MARKET KARTI YARDIMI
- AFRİKA ÇOCUK SEVİNDİRME
- ÇOCUKLAR MUTLU OLSUN
- AFRİKA SÜT KEÇİSİ
- PROJELER
- FAALİYETLERİMİZ
SADAKAYI GÖNÜLDEN VERİN
Bil ki; Senin sadakadan kazanacağın ecre olan ihtiyacın, sadaka verdiğin kişinin senin sadakana olan ihtiyacından büyüktür.
Bir kimse sadaka verdiğinde bilir ki O sadaka fakirin eline geçmeden Allah'ın eline geçer, verenin sevinci alanın sevincinden büyük olacaktır. (ibn Kayyım(rahimehullah)
Hadiste kişi sadaka verdiği zaman, fakirin eline geçmeden Allah`ın eline geçtiği müjdelenmiştir. Hz. Ali bu sebeple “sadaka verdiğiniz elinizi öpün” diyor.
Sadaka verirken aslında kendimize iyilik yapıyoruz. Sadaka ile malımız bereketleniyor. Kalbimiz huzur buluyor. Hayır, dua kazanıyoruz. Kazalardan belalardan korunuyoruz. Hastalıklarımızdan şifa buluyoruz.Vereceğimiz sadakalar günahlarımıza kefaret oluyor. Bütün bunlardan sonra karşımızdaki insanlar vereceğimiz sadakalardan yararlanıyor. İşlediğimiz günahların bağışlanması için sadaka vermeyi bir alışkanlık hâline getirmeliyiz.
Sadaka konusuna genellikle fakirin ihtiyacı olarak bakılır. Belki bu yönü vardır. Ancak asıl sadakaya muhtaç olan bizleriz. Biz Sadakaya muhtacız, çünkü sadaka üzerinden maddi manevi temizleniyoruz. Bu yüzden sadaka verebilecek bir fakir veya sadakasını muhtaçlara ulaştıracak bir aracı bulanlar sadakalarını kabul edip, arınmalarına yardımcı oldukları için onlara teşekkür etmelidirler. Sadaka fakirin hakkı, zenginin ise ihtiyacıdır. Sadakanın hakikati ve mahiyeti bilinse, fakirin “Allah rızası için” diye yalvarıp sadaka istemesinden ziyade; zenginin “Allah rızası için sadakamı kabul et” diye yalvarması gerekir.
– Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve ALLAH’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükafat da vardır. (Hadid 18)
Sevaptan başka herhangi bir karşılık beklemeden sırf iyilik niyetiyle Allah c.c rızası için yapılan hayır çeşitlerinin dinimizdeki ortak adı sadakadır.Sadaka, imana ve ondan kaynaklanan üstün İslâmî değerlerin varlığına delildir. Öte yandan sadaka veren mü’min, kıyamette malını nereye harcadığı sorulduğu zaman, verdiği sadakayı gösterecektir.
Sadaka denilince ilk anda aklımıza, çarşıda-pazarda dilenenlere verilen küçük maddî yardımlar gelir. Bunlar sadakanın yaygın fakat çok özel bir çeşididir. Aslında Allah rızâsı için yapılan her şey sadakadır. Güler yüz, tatlı sözden tutunuz da aile mutluluğuna katkıda bulunmak düşünce ve niyetiyle erkeğin sofrada hanımının ağzına uzatacağı bir kaşık çorbaya varıncaya kadar her şey sadakadır.
Sadakayı ihlâs ve samîmiyetle, sırf Allah rızâsı için vermelidir. Gösteriş yapmak ve dünyevî maksatlar için yapılan infaklar boşa gider ve insana bir fayda sağlamaz.
“Ömrü uzatan, mala bereket katan, belayı def eden, günahlardan arındıran…” sadakayı vermek çok hayırlı bir iştir. Anacak tüm hayırlarına karşılık, nefse ağır gelen bir iştir. Mal yığmak, fıtratına süslü kılınmış insanoğlunun sadaka vermemesi için şeytan ve avaneleri seferber olur. Sadakadaki hayırlara insanların ulaşmaması için büyük bir mücadele verirler. Hadiste; “Bir kimse sadaka vermek istediği zaman, yetmiş şeytan sadakadan men etmek için onunla uğraşır” deniliyor.
Bir şişe gazoz parasına bir hayat 




