KURUMSAL
- TÜM BAĞIŞLAR SAYFASI
- KURBAN FAALİYETLERİ
- ONLİNE SADAKA VER
- EĞİTİM FAALİYETLERİ
- RAMAZAN FAALİYETLERİ
- KIÅž YARDIMLARI
- AFRİKA EKMEK YARDIMI
- AFRİKA SU KUYUSU
- ARAKAN KAMPLARI SUKUYUSU
- AFRİKA YEMEK YARDIMI
- MARKET KARTI YARDIMI
- AFRİKA ÇOCUK SEVİNDİRME
- ÇOCUKLAR MUTLU OLSUN
- AFRİKA SÜT KEÇİSİ
- PROJELER
- FAALİYETLERİMİZ
Kapı çaldı.
Bir çocuk bir su bardağı uzattı. İftara bir saat kadar vardı. Abla dedi, annem çorbaya koyacakmış bir bardak pirinç istedi. Tamam dedim, ama merak ettim. Sen kimin kızısın bakayım diye soruverdim. Üç ev aÅŸağıda birileri taşınmıştı en alt kata. Orayı tarif etti. Pirinci verince de utandı sanki çekip hemen gitti. Ertesi gün aynı saatte aynı kız yine geldi. Aynı bardak aynı ÅŸeyleri söyledi. Para istese ya da koca bir tas ile gelse dilenci diyeceÄŸim. Beni kandırıyor diye düÅŸüneceÄŸim . Ama bardak aynı, istenilen pirinç aynı. Verdim ama bu sefer bende seninle geleceÄŸim dedim. SokaÄŸa çıkmak da yasak bir an önce kimse görmeden varsak. Vardık vardık. Müsade isteyip evine girdim. Eskiden de bilirdim. Çocukken de girmiÅŸtim. Bir sofra vardı yerde. Etrafında iki çocuk daha beklemekde. OturmuÅŸlar sadece turÅŸu koymuÅŸlar. Dört de kaşık var. Korku ile bana garip garip bakıyorlar. Annesi çıktı mutfaktan geldi yanıma. Zaten 1+1 olan evde oturacak tek yerde sofra. HoÅŸ geldin abla dedi. Pirinç için teÅŸekkür etti. Çocuklar siz oturun dedim annelerinden dışarı kadar gelmesini istedim. Hayırdır abla bu ne haldir? İki gündür bana gelip senin kız pirinç alıyor. Ama hep bir bardak, sonra gidiyor koÅŸarak. Dedi ki: " KardeÅŸim. Belki bilirsin geçen ay geldik biz bu eve. DiÄŸer evden çıkardılar eÅŸim vefat edince. Bende ucuz diye burayı tuttum elde avuçta olan ile. Ama bu hastalık gelince, lokantadaki patronda hadi bakalım eve deyince, cebimde ki para da bitince kaldık iÅŸte ortada böylece. İlk akÅŸam ev sahibine, sonra yandakine, olmadı diÄŸer taraftakine vardık. Bir bardak pirinç için yalvardık. YokmuÅŸ onlarda da. Verirlerdi sanırım olsa. Sonra size yolladım kızımı. Siz verince de içine katıp çorba yaptım salçalı. Pazartesi temizlik iÅŸi buldum ama bu akÅŸam da sofra kurmadan uyumazlar asla. Bende pilav yaparım dedim. Aynı kapıya umutsuzca kızımı gönderdim. Ne olur kızmayın söz pazartesi akÅŸam vallahi ödeyeceÄŸim’’... Eve vardım. Buzdolabını açtım. Kahvaltılıktan ete kadar ne varsa boÅŸalttım. Bir baktım. SokaÄŸa ekmek arabası da gelmiÅŸ. Ondan da pide ve ekmek aldım. Ezana 5 dakika kala evlerine varıp bıraktım. O çocukların poÅŸetleri açtıkça, açtıkları herÅŸeyi sofraya koyduklarına ÅŸahit oldukça daha fazla durmayayım deyip evime doÄŸru yol aldım. İftari açtık eÅŸim ile. Allah kabul etsin de. Sordu tabii. Hanım pazartesi ben gider yine alırım. Ama gece sahura bari var mı bir ÅŸey dedi. Makarna var, un var. Sen iste börek bile yaparım sana sabaha kadar dedim. GülüÅŸtük, mutluyduk çünkü ekmeÄŸimizi bölüÅŸmüÅŸtük. EÅŸim sabah ev sahibine varmış. Muhtardan bilgi almış. Bir iki yere de danışmış. AkÅŸam üstü geldi dedi ki: Hani biz bu sene ilk defa umreye gidecektik. Ama yasak geldi erteledik. Gittik sayalım mı? Umremizi Rabbime satalım mı? Anladım ne demek istediÄŸini. Sarıldım ellerine Allah senden razı olsun dedim. İçeriden bir zarf getirdim. DoldurduÄŸum gibi gidip ablaya verdim. Çokta durmadım. İçim yanıyor olsa da onun sevinç gözyaÅŸları ile rahatladım. Kolay deÄŸil. Bir daha zordu bize. Onca para bir daha nerdeee. Neyse. Döndüm geldim eve. EÅŸim secde de, dua etmekte. Sen öÄŸleni kılmıştın. Bu ne namazı ÅŸimdi ben anlamadım diye sordum. Dedi ki: Az önce umre namazını kıldım. Haydi sende kıl da Allah'a kabul etsin diye yalvaralım...
Alinti

